Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Biyosensörler ve Gıdalarda Kullanımı

  1. #1
    Üyelik tarihi
    20-05-2008
    Mesajlar
    15.023
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Biyosensörler ve Gıdalarda Kullanımı

    Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

    Biyosensörler ve Gıdalarda Kullanımı
    Bu makalede biyosensörlerin genel çalışma prensiplerine ve biyosensörlerin gıdalarla olan ilişkisine dikkat çekilmiştir. Biyosensörler, biyolojik algılayıcı elementin seçiciliği ile hedef analitin konsantrasyonuyla orantılı olarak sinyal üreten, transduserin kombinesinden oluşan cihazlardır ISSN: 1306-7648
    Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi
    2006 (3) 51-59
    TEKNOLOJĐK
    ARASTIRMALAR
    Derleme
    Biyosensörler ve Gıdalarda Kullanımı
    Umut AYKUT, Hasan TEMĐZ
    Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Gıda Mühendisliği Bölümü
    ÖZET
    Bu makalede biyosensörlerin genel çalısma prensiplerine ve biyosensörlerin gıdalarla olan iliskisine dikkat
    çekilmistir. Biyosensörler, biyolojik algılayıcı elementin seçiciliği ile hedef analitin konsantrasyonuyla
    orantılı olarak sinyal üreten, transduserin kombinesinden olusan cihazlardır. Biyosensörlerin spesifik ve
    hassas sonuçları kısa sürede elde ederler, kullanımları kolaydır, kullanım için fazla eğitim
    gerektirmemektedirler. Bundan dolayı gelecekte yoğun bir sekilde kullanılabileceklerdir.
    Anahtar kelimeler: Biyoreseptör, Biyosensör, transduser
    GĐRĐS
    Günümüzde çok hızlı gelisim gösteren gıda ve biyoteknoloji sanayilerinde kalite güvence sistemlerinin
    sağlıklı çalısabilmeleri için, proses isleyisi esnasında proses hakkındaki verilere çok hızlı ve sağlıklı bir
    sekilde ulasmak gerektiği ve bu asamada fiziksel verilerin yeterli düzeyde hızlı ve sağlıklı olarak elde
    edilmesine karsın ürün kompozisyonundaki bilesen konsantrasyonlarını belirlemenin zaman aldığı
    bilinmektedir [1,2].
    Gıda kalitesinin ve tazeliğinin kontrolü hem tüketiciler hem de gıda endüstrisinin gelismesi için
    gereklidir. Gıda endüstrisinde bir ürünün kalitesi, periyodik olarak yapılan kimyasal ve mikrobiyolojik
    analizlerle değerlendirilebilmektedir. Bu prosedürlerde geleneksel olarak su teknikler kullanılmaktadır;
    1. Kromatografi,
    2. Spektrofotometri,
    3. Elektroforez,
    4. Titrasyon
    5. Diğer teknikler
    Bu metodlar kolay bir sekilde sürekli izlemeye izin vermezler çünkü bunlar pahalı ve yavastırlar, iyi
    yetismis operatörlere ihtiyaç duymaktadırlar ve bununla birlikte bazı durumlarda analizin süresini uzatan
    ön islemler yada ekstraksiyon gerektirmektedirler [3].
    Biyosensörler diğer geleneksel tekniklere göre daha fazla avantaj sağlarlar. Biyolojik algılayıcı
    elementlerinin seçiciliği örnek ön hazırlığına ve fazla miktarda örneğe bağlı kalmaksızın kompleks
    Teknolojik Arastırmalar : GTED 2006 (3) 51-59 Biyosensörler Ve Gıdalarda Kullanımı
    52
    karısımlarda gerçek zamanlı analiz için çok yüksek spesifiklikte cihazların gelistirilmesine elverislidir.
    Biyosensörler ayrıca yüksek hassasiyete, hıza, basit kullanıma sahip ve çoğaltılabilir analitik cihazlardır
    [4].
    BĐYOSENSÖRLER
    Bir biyosensör, biyolojik algılayıcı elementin seçiciliği ile hedef analitin konsantrasyonuyla orantılı
    olarak sinyal üreten transduserin kombinesinden olusan bir cihazdır. Bu sinyal proton
    konsantrasyonundaki değisimden, amonyak ve oksijen gibi gazların salınması yada yükseltgenmesi, ısık
    emisyonu, absorbsiyon yada reflektans, ısı emisyonu, kütle değisimi ve bunun gibi değisimlerden
    kaynaklanır. Sinyal transduser yardımıyla akım, potansiyel, sıcaklık değisimi, ısığın absorbsiyonu, yada
    elektrokimyasal, termal, optik olarak yada piezoelektrik anlamda kütle artısıyla ölçülebilir forma
    dönüstürülür. Sinyal ayrıca ileriki analizler için güçlendirilebilir, islenebilir yada depolanabilir. Prensipte
    herhangi bir reseptör herhangi bir transduserle birlestirilip isleyen bir biyosensör üretilebilir [5].
    Sekil 1’de biyosensörlerin genel çalısma mekanizması görülmektedir.
    Sekil 1. Biyosensörlerin genel çalısma mekanizması [4]
    Biyoreseptör bir analitin tanınmasında biyosensörün biyolojik hassasiyete sahip kısmıdır. Biyosensörün
    hassasiyeti ve seçiciliğinde etkilidir. Bu reseptörler tek bir partiküler substratı bağlayacak ve diğer
    substratlara bağlanmayacak özellikte olmalıdır; temel olarak biyoreseptörler 3 grup (biyokatalitik,
    biyoaffinite ve hibrit reseptörleri) altında toplanırlar [6].
    Biyokatalitik reseptörler, analiti belirlenmeyen formdan belirlenebilir forma dönüstürerek transduserle
    kaydedilebilir ve belirlenebilir kılar [6].
    Biyokatalitik tanıma elementleri enzim (mono veya multi enzim) içeren sistemler, hücreler
    (mikroorganizmalar, örn; bakteriler, mantarlar, ökaryotik hücreler, mayalar), hücre organelleri ve bitki,
    hayvan doku parçalarından olusur [3].
    Enzimler biyosensörlerde kullanılan ilk biyokomponentlerdir.
    Antibadiler, nükleik asitler, lektinler, boyalar, hücre membran reseptörleri ve diğer spesifik bağlayıcı
    ajanlar gibi biyolojik komponentler biyoafinite reseptörlerine örnektir. Hormonlar, ilaçlar, virüsler,
    tümör antijenleri, bakteri antijenleri ve diğer birçok protein gibi maddelerin belirlenmesi ve ölçümü,
    immünolojik teknikler vasıtasıyla düsük konsantrasyonlarda bile basarılabilmektedir [6].
    Affinite bazlı biyosensörler belirli bir ligantı termodinamik olarak stabil kompleks formuna dönüstüren
    seçici etkilesimler olustururlar [3].
    Aykut U., Temiz H. Teknolojik Arastırmalar: GTED 2006 (3) 51-59
    53
    Hibrit reseptörlerde biyosensör uygulamalarında nükleik asit kullanımı rapor edilmistir. Bazı parça
    karakteristiklerinden dolayı nükleik asitler seçici bir sekilde islemektedirler. Bu sensörlerin kullanım
    alanları DNA’da meydana gelen zararları kimyasal olarak belirleme ve DNA’nın türe özgü diziliminin
    hibridizasyonuyla mikroorganizmaların belirlenmesidir [6].
    DNA biyosensörlerinin esası DNA hibridizasyonuna dayanmaktadır. Đslemin ilk asamasında belirlenmek
    istenen hedef diziye karsılık gelen kısa bir baz dizimine sahip olan sentetik oligomerin (tek sarmal DNA,
    prob) elektrot yüzeyine bağlanmakta. Sonrasında biyosensörün hedefi içeren bir örnek çözeltisine
    daldırılmasıyla elektrot yüzeyinde hibrit olusumu sağlanır. Hibridizasyon, elektrokimyasal veya optik bir
    transduser sinyali ile gözlemlenir [7].
    Genel olarak biyolojik komponent uygun bir sekilde immobilizasyonla transdusere bağlanır.
    Đmmobilizasyon metodu immobilize edilecek biyokomponentin yapısına göre belirlenir. Kullanılan
    transdüksiyon elementi ve analitin fiziksel durumu da seçilecek metod için önemli faktörlerdir. Genel
    olarak 5 yaygın metot bulunmaktadır. Bunlar;
    1-Adsorbsiyon
    2-Mikroenkapsülasyon
    3-Tutuklama
    4-Çapraz bağlama
    5-Kovalent bağlama’dır [6].
    Biyolojik ve biyokimyasal sinyalleri veya cevabı belirlenebilir sinyale dönüstürebilen sistemlere
    transduser denir [8]. Bir substrat için komponentin aktivitesi O2 tüketimiyle, H2O2 olusumuyla, NADH
    konsantrasyonundaki değisimle, floresans, absorbsiyon, pH değisimiyle, kondüktivite, sıcaklık yada
    kütledeki değisimle izlenebilmektedir [9,3].
    Transduserler temelde dört grup altında toplanırlar;
    1-Elektrokimyasal transduserler
    Amperometrik
    Potansiyometrik
    Kondüktometrik
    2-Optik transduserler
    3-Akustik transduserler
    4-Termal transduserler
    Bundan 40 yıl öncesinde ilk enzim elektrotunun bulunmasından bu yana biyosensör teknolojisinin çok
    hızlı gelisim gösterdiği belirtilmektedir [5].
    Biyosensör endüstrisinin pazar olarak medikal, çevre, gıda ve askeri alanları içeren dört temel bölüme
    sahip olduğu belirtilmektedir [10,11].
    Teknolojik Arastırmalar : GTED 2006 (3) 51-59 Biyosensörler Ve Gıdalarda Kullanımı
    54
    GIDA ALANINDA BĐYOSENSÖR KULLANIMI
    Gıdalara uygulanan analizler temelde kalite ve güvenlik amacına yönelik olarak yapılmaktadır. Kaliteden
    amaç, bazı fiziksel özellikler ve kimyasal bilesenlerin miktarlarını, güvenlikten amaç ise zararlı
    mikroorganizmaları veya onların toksinlerini ve diğer allerjen ve toksik bilesenlerin miktarlarını
    saptamaktır. Ayrıca gıdalara dısarıdan katılan belirli bir amaca yönelik olan veya olmayan maddelerin
    tespiti de önemlidir [10].
    Biyosensörlerin gruplarına göre analiz alanları Tablo 1’de verilmistir.
    Tablo 1. Biyosensörlerin guplarına göre analiz alanları [10].
    Biyosensör
    Grubu
    Kapsadığı Analiz Alanı
    Enzim Sensörleri Küçük moleküllü organik ve anorganik maddeler (Metabolitler,
    ilaçlar, gıda maddeleri, vitaminler, antibiyotikler, pestisitler vb.)
    Mikrobiyal
    Sensörler
    Enzim sensörlerinin kapsadığı alanlar + BOD, toksisite,
    mutajenite
    DNA sensörleri Virüsler, patojen mikroorganizmalar
    Đmmüno
    sensörler
    Virüsler, patojen mikroorganizmalar, ksenobiyotikler
    Proses boyunca in-line (sensörün örneğe daldırıldığı) yada on-line (örneğin sürekli olarak sensörün
    üzerinden geçtiği) analizlerde biyosensörler ürünlerin kalite kontrolünde ve gıda endüstrisinin bazı
    uygulamalarında kolaylık sağlayabilir. Proses kontrolünde kromatografik yöntemlerle karsılastırıldığında
    biyosensörlerin iki avantajlı yönü yüksek seçicilik ve hızlı cevap süresidir. Doksanlı yılların sonunda
    gıda endüstrisinde çok az sayıda biyosensör kullanılmaktaydı ve bunlar da off-line analiz niteliğinde idi.
    Ticari olarak kullanım gıda ve içecek sanayinde benzer teknolojiler üzerine kurulmustu ya bir oksijen
    elektrodu yada bir hidrojenperoksit elektrodu ile birlestirilmis enzim sistemleri kullanılmaktaydı [9].
    Gıda analizlerinde elektrokimyasal ve enzim sistemlerinin kombine edildiği sistemler ve özellikle
    oksidaz temelli sistemler ticari anlamda baskın rol oynamakta hücre doku veya mikroorganizmaya dayalı
    biyosensörlerin geç cevap süreleri nedeniyle kullanımının ise kısıtlı olacağı düsünülmektedir. Enzimlerin
    saflastırılması, enzim stabilizasyonu ve immobilizasyon yöntemleri konusundaki ilerlemeler ve
    biyosensörlerde cevaplama hızının artması, analiz süresinin azalmasına katkılar sağlamaktadır.
    Biyosensörlerin es zamanlı veri sağlama yetenekleri ve basit dizaynlarının yanı sıra ucuz olmaları gıda
    üretiminde kalite ve güvenliğin izlenmesinde çok çesitli uygulamalarda kullanılmalarına olanak
    sağlayacaktır [9]. Örneğin optik biyosensörler asetaldehit, glikoz, alanin, laktat, nitrat, gliserol, etanol,
    ksilitol, glutamat ve sorbitol gibi çesitli bilesenlerin konsantrasyon belirlemelerinde potansiyel uygulama
    bulacaktır. Bunun yanında et ve süt ürünlerinde ilaç kalıntıları, hormonlar, antibiyotik kalıntılarının
    belirlenmesi ve gıdaya bulasan Salmonella, Listeria ve Staphylococus gibi çesitli mikroorganizmaların
    belirlenmesi biyosensörler tarafından gerçeklestirilebilmektedir.
    Günümüzde birkaç ticari biyosensör çesidi bulunmaktadır. Bu biyosensörler; otoanalizatörler, manuel
    laboratuar cihazları ve tasınabilir cihazlar seklinde mevcuttur. Bunlar, Apec Glikoz Analiz Sistemi,
    ESAT Glikoz Analiz Sistemi, Glucoprocesseur, Amperometrik Biyosensör Detektör, ISI Analiz Sistemi
    ve Oriental Tazelik Ölçer gibi ya oksijen elektrodu yada hidrojenperoksit elektroduna bağlanmıs oksidaz
    sistemleri içeren benzer teknolojilere sahiptirler. Elektrokimya prensibine dayalı olarak çalısan Malthus
    2000 gibi mikroorganizma izleyebilen ticari sistemler de mevcuttur. Bu cihaz mikroorganizmanın
    Aykut U., Temiz H. Teknolojik Arastırmalar: GTED 2006 (3) 51-59
    55
    gelismesi ve metabolizması sonucunda meydana gelen yapıların elektriksel iletkenliğindeki
    (kondüktansı) değisiklikleri belirlemektedir ve bu cihazın analiz süresi 8-24 saattir. Midas Pro adlı cihaz
    ise amperometrik belirleme tekniğine sahiptir ve 20 dakika içinde mL’de 106 hücrelik değisim aralığında
    mikroorganizmaları saptayabilmektedir. BIACORE’un mikroorganizma belirlenmesi için SPR (Yüzey
    plazmon resonans) teknolojisine dayalı cihazları mevcuttur. Lumac Biocounter ve Unilite ise
    biyolüminesans prensibine dayalı olarak çalısmakta ve mikrobiyal biyokütleyi belirlemektedirler. Her iki
    analiz cihazı da 10 dakikalık süre içinde mL’de 103 hücrelik değisimi saptayabilmektedir [3,12].
    Gıda endüstrisinin gereksinimlerini karsılamaya yönelik dünya çapındaki biyosensör üreten firmalardan
    bazıları Tablo 2’de görülmektedir.
    Tablo 2. Gıda endüstrisi için ticari biyosensörler [3]
    Sirketler (Ülkeler) Biyosensörler Gizli bilesen
    Danvers (ABD) Apec glukoz analyser Glikoz
    Biometra Biomedizinische
    Analytik GmbH (Almanya)
    Biometra Biosensors for
    HPLC
    Glikoz, etanol ve metanol
    Eppendorf (Almanya) ESAT 6660 Glukoz
    Analyser
    Glikoz
    Solea-Tacussel (Fransa) Glucoprocesseur Glikoz ve laktat
    Universal Sensors (ABD) Amperometrik
    Biosensor Detector
    Glikoz, galaktoz, L-amino
    asitler, askorbat ve etanol
    Yellow Springs Instruments
    (ABD)
    ISI Analysers Glikoz, laktoz, L-laktat,
    etanol, metanol, glutomat
    ve kolin
    Toyo Jozo Biosensors
    (Japonya)
    Models: PM-1000 ve
    PM-1000 DC (on line),
    M-100, AS-200 ve PM-
    1000 DC
    Glikoz, laktat, L-amino
    asitler, kolestrol,
    trigliseridler, gliserin,
    askorbikasit, alkol
    Oriental Electric (Japonya) Oriental Freshness
    Meter
    Balık freshness
    Swedish BIACORE AB
    (Đsveç)
    BIOCORE Bakteri
    Malthus Instruments
    (Đngiltere)
    Malthus 2000 Bakteri
    Biosensori SpA (Đtalya) Midas Pro Bakteri
    Biotrace (Đngiltere) Unilite Bakteri
    Biyosensörler gıdalarda kompozisyon belirlemede, islenmis ve çiğ gıdalarda kontaminasyonu
    belirlemede, fermentasyon prosesinin on-line kontrolünde kullanılmaktadır. Yine analiz süresini
    Teknolojik Arastırmalar : GTED 2006 (3) 51-59 Biyosensörler Ve Gıdalarda Kullanımı
    56
    kısaltması ve maliyetinin daha az olması nedeniyle on-line ölçüm sistemleri olusturularak HACCP
    sistemlerinde kontrol mekanizması olarak kullanılabilmektedir [3].
    Gıda bilesenleri üzerine değisik gıdalarda çesitli transduserler ve biyokomponentlerle hazırlanmıs
    biyosensörlerin tespit aralıkları Tablo 3 ve 4’de verilmistir.
    Tablo 3. Gıda maddelerindeki çesitli bilesenler için biyosensör uygulamaları [3]
    Analit Uygulama Biyokomponent Transduser Tespit aralığı
    Glikoz
    Yumusak içkiler, meyve suları
    ve süt
    Glikoz oksidaz Amperometrik 50-500 mM
    Glikoz ve
    Laktoz
    Süt Glikoz oksidaz, β-galaktosidaz ve mutarotaz Amperometrik
    4.44 g/100g
    (laktoz)
    Glikoz,
    Fruktoz,
    Etanol,
    L-Laktat,
    L-Malat,
    Sülfit
    Sarap
    Glikoz oksidaz
    D-fruktoz dehidrogenaz,
    Alkol dehidrogenaz,
    L-Malat dehidrogenaz,
    Sülfitoksidaz
    Diyaforaz
    Amperometrik
    0.03-15 mmol
    (Glikoz)
    0.01-10 mM
    (fruktoz)
    0.014-4 mM
    (etanol)
    0.011-1.5 mM
    (L-laktat)
    0.015-1.5 mM (
    L-malat)
    0.01-0.1 mM
    (sülfit)
    Fruktoz Bal, süt, meyve suyu ve sarap D-fruktoz dehidrogenaz Amperometrik
    50 x 10-6- 10 x10-
    3 mol/L
    Nisasta Buğday unu örnekleri α-amilaz, amiloglikosidaz ve glikoz oksidaz Amperometrik
    5 x 10-6-5 x10-4
    mol/L
    Etanol Bira Alkol oksidaz Amperometrik 0.12- 2.00 mM
    Aset aldehit Alkollü içecekler Alkol dehidrogenaz Amperometrik 0.5-330 μM
    Polifenol
    Yesil çay, üzüm ve zeytin
    ekstarktları
    Tyrosinaz Amperometrik 10-100 μmol /L
    Sitrik asit
    Meyve suyu ve sporcu
    içecekleri
    Sitrat liyaz Amperometrik 0.015-0.5 mM
    L-malat Sarap, meyve suları ve cider L-malat dehidrogenaz ve salsilat hidroksilaz Amperometrik 0.01-1.2 mmol/L
    Askorbik
    asit
    Meyve suları Askorbat oksidaz Amperometrik
    5.0x10-5-1.2x10-3
    M
    L-amino
    asitler
    Sentetik örnekler L-amino asit oksidaz ve horseradis peroksidaz Potansiyometrik -
    L-glutamat Gıda aromaları L-glutomat oksidaz ve NADH oksidaz Amperometrik 0.05-1.0 mM
    Aminler Balık Diamin oksidaz Amperometrik <6 mm
    Biyojenik
    aminler
    Balık Diamin oksidaz Amperometrik <9.5x10-7 M
    Histamin Deniz ürünleri Histamin oksidaz Amperometrik 10-20 μM
    Hipoksantin Balık Ksantin oksidaz Amperometrik 0.5-30 μM
    Nitrat Sentetik örnekler Nitrat redüktaz Amperometrik < 100 μM nitrat
    Okzalat Ispanak örnekleri Okzalat oksidaz Amperometrik 0.12-100 μM
    Okzalat Ispanak örnekleri Okzalat oksidaz ve horseradis peroksidaz Amperometrik 0.1-2.0 mmol/L
    Aykut U., Temiz H. Teknolojik Arastırmalar: GTED 2006 (3) 51-59
    57
    Tablo 4. Gıda analizlerinde kalıntı, mikroorganizma, toksin ve katkılar için biyosensör uygulamaları [3]
    SORUNLAR
    Biyosensörlerin ticari olarak üretilmesine engel teskil eden bazı etkenler vardır. Bunlar biyoreseptörlerin,
    antibadilerin ve enzimlerin uzun süreli stabilizasyonundaki sorunlar, sensörlerin sterilize edilebilirlikleri,
    in vivo uygulamalar için biyouygunluk sorunları, diğer maddelerle olusan spesifik olmayan
    adsorbsiyonlar, enzim bazlı sensörlerde immobilzasyon ve mediatör sorunları, gıdalardaki diğer
    bilesenlerin olusturduğu girisimin azaltılmasındaki problemler, sensörlerin ufaltılmasındaki problemler
    sayılabilir [13]. Sterilizasyon iki açıdan önemlidir, birincisi korumasız olan sensör bölümüne örnekten
    bulasabilecek mikroorganizma yada enzimlerin yarattığı sorunlar ve in-line sistemlerde biyosensör
    materyalinden olusabilecek sızıntı yada bulasmanın gıdaya yada fermentasyona etki etmesidir [14].
    Analit Uygulama Biyokomponent Transduser Tespit oranı
    Antibiyotikler Süt Antibadiler SPR -
    Antibiyotikler Gıdalar Antibadiler SPR 20-35 ng/ml
    Bakteri Tavuk karkası Anti-Salmonella antibady Amperometrik 103- 107 cfu/ml
    Bakteri Beef Anti-E.coli 0157:H7 Fiber-optik 3-30-cfu/ml
    Bakteri Gıdalar
    Anti-E.coli ve Anti-Salmonella
    antibadileri
    Amperometrik 50-200 hücre/ml
    Bakteri Tavuk ve balık S.enteridis proteinleri
    Piezoelektrik
    quartz kristal
    -
    Bakteri Gıdalar Anti-Salmonella spp antibadi
    Piezoelektrik
    quartz kristal
    5x105-1.2x109 cfu/ml
    Herbisit Sebzeler Antibadiler ISFET 5-175 ng/ml
    Herbisit Gıdalar Antibadiler Potansiyometrik 0.5- 5 μg/ml
    Herbisit Đçme suyu Antibadiler
    Piezoelektrik
    quartz kristal
    -
    Pestisitler Sentetik örnekler Asetilkolinesteraz
    Piezoelektrik
    quartz kristal
    5x10-8-1.0x10-5 M
    (parokson)
    1.0x10-7-5x10-5 M (karbaril)
    Pestisit Sentetik örnekler Asetilkolinesteraz Fiber-optik
    5x10-8-5.0x10-7 M
    (karbofuran)
    5x10-7-5.0x10-6 M
    (parokson)
    Pestisit Sentetik örnekler Bütirilkolinesteraz ve kolin oksidaz Amperometrik 3.3-209 μmol/L
    Pestisit Sentetik örnekler Asetilkolinesteraz Fiber-optik 0.5-20mM
    Pestisit Sentetik örnekler Asetilkolinesteraz ve bütirilkolinesteraz Potansiyometrik 1.5x10-5 -2.5x10-3 mol/L
    Pestisit Sentetik örnekler Asetilkolinesteraz Amperometrik 1.8x10-7-5.4x10-5 M
    Pestisit Süt Kolinesteraz Amperometrik 1x10-11-5x10-7 M
    Pestisit Sebzeler Asetilkolinesteraz ve bütirilkolinesteraz Amperometrik 5x10-5-50 mg/kg
    Pestisit Meyve ve sebze suları Asetilkolinesteraz ve bütirilkolinesteraz Amperometrik 0.5-2500 μg/L(karbaril)
    Pestisit Meyve ve sebzeler
    Kolinoksidaz, asetilkolinesteraz ve
    asetilkolin
    Amperometrik 1x10-8-4x10-7 M
    Pestisit Spiked elma örnekleri Tirosinaz Amperometrik 0.2-2.2 μmol/L
    Toksin Gıdalar Anti-aflatoksin antibadi Fiber-optik -
    Toksin Sentetik örnekler
    Anti-Staphylococal enterotoksin
    B(SEB) antibadi
    Piezoelektrik
    quartz kristal
    1-10 μg SEB/ml
    Toksin Sentetik örnekler Antibadiler SPR -
    Toksin Gıdalar
    Anti-Staphylococal enterotoksin
    A(SEA) antibadi
    Optik 10-100 ng/g
    Toksin Gıdalar
    Anti-Staphylococal enterotoksin
    B(SEB) antibadi
    SPR 1-10 ng/ml
    Aspartam Gıdalar Alkol oksidaz,α-simotrizin ve katalaz Amperometrik -
    Teknolojik Arastırmalar : GTED 2006 (3) 51-59 Biyosensörler Ve Gıdalarda Kullanımı
    58
    Bunun yanında biyosensör hazırlamanın uzun sürmesi, moleküler biyolojik prosesler hakkında yeterli
    bilgi birikiminin olmaması gibi sorunlarda biyosensörlerin yaygınlasmasını yavaslatmaktadır [10].
    Biyosensörlerin dezavantajlarını ortadan kaldırmak multidisipliner bir yaklasımla sağlanabilir, bunun
    içinde biyologlar, kimyacılar, fizikçiler, elektrik mühendisleri ve tasarım mühendislerinin ortak
    çalısmaları gerekmektedir. Yine de bu teknolojinin gıda sanayinde kalite güvenlik izlemede genis
    anlamda kullanımının yaygınlasması çok da uzak değildir [13].
    SONUÇ
    Biyosensörler görüldüğü üzere bazı temeller üzerine kurulmustur. Bu temelleri irdeleyen bilim
    dallarındaki gelismeler aynı zamanda biyosensörlerin gelismesine olanak tanıyacaktır. Biyosensörlerle es
    zamanlı gözlemlerin elde edilebilirliği, zamanında müdahaleyi mümkün kıldığından, gıda sanayisinde
    büyük çaplı üretimlerde riskin en aza indirilmesinde, is gücü kaybı ve hammadde kaybının önlenmesinde
    önem arz etmektedir. Gıda güvenliği açısından önemli bir uygulama olan HACCP sistemi için
    biyosensörler sigorta görevi görebilecek niteliklere sahiptir. Biyosensörlerin spesifik ve hassas sonuçları
    kısa sürede elde etmeleri, genellikle kolay kullanımları, kullanım için fazla eğitim gerektirmemeleri
    gelecekte onların yoğun bir sekilde kullanılacağının isaretidir.
    KAYNAKLAR
    1. Telefoncu, A., 1997. Enzimoloji. Lisansüstü yaz okulu 21-27 Eylül 1997 Kusadası, Aydın Türkiye.
    Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Baskı Atölyesi. s: 400-423.
    2. Yücel, U. ve Yıldız, H., 2001. Kalite güvence sisteminde yeni uygulamalar: Biyosensörler. Dünya
    yayıncılık. GIDA Subat:93-94.
    3. Mello, L. D. ve Kubota, L. T., 2002. Review of the use of biosenssors as analytical tools in the food
    and drink industries. Food Chemistry Vol 77:237-256.
    4. Velasco-Garcia, M. N. ve Mottram, T., 2003. Biosensor technology addressing agricultural problems.
    Biosystems Engineering Vol 84 (1):1-12.
    5. Junhui, Z., Hong, C. ve Ruifu, Y., 1997. DNA based biosensors. Biotechnology Advances Vol 15 (1):
    43-58.
    6. Mehrvar, M., Bıs, C., Scharer, J. M., Moo-Young, M. ve Luong, J. H., 2000. Fiber-optic biosensors-
    Trends and advances. Analytical Science Vol 16 July: 677-692.
    7. Ozsoz, M., 2005. Elektrokimyasal DNA biyosensörleri. Gıda kongresi (19-21 Nisan 2005
    Bornova/Đzmir) Sözlü bildiriler s:266-273.
    8. Gürsoy, O., Kınık, Ö. ve Kavas, G., 2002. Gıda güvenliği ve HACCP kapsamında süt teknolojisi
    açısından biyosensörlerin değerlendirilmesi. Dünya yayıncılık. GIDA Kasım:62-68.
    9. Luong, J. H. T., Bouvrette, P. ve Male, K. B., 1997. Developments and applications of biosensors in
    food analysis. TIBTECH September Vol (15):369-377.
    10. Telefoncu, A., 1999. Biyosensörler. Biyokimya lisansüstü yaz okulu 20-26 Haziran 1999 Kusadası,
    Türkiye. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Baskı Atölyesi. s: 1-9.
    11. Alocijila, E. C. ve Radke, S. M., 2003. Market analysis of biosensors for food safety. Biosensors and
    Bioelectronics Vol 18:841-846.
    Aykut U., Temiz H. Teknolojik Arastırmalar: GTED 2006 (3) 51-59
    59
    12. Ivnitski, D., Abdel-Hamid, I., Atanasov, P. ve Wilkins, E., 1999. Biosensors for detection of
    pathogenic bacteria. Biosensors & Bioelectronics 14:599-624.
    13. Deshpande, S.S. ve Rocco, R.M., 1994. Biosensors and their potential use in food quality control.
    Food Technology June:146-150.
    14. Prodromidis, M. I. Ve Karayannis, M., 2002. Enzyme based amperometric biosensors for food
    analysis. Electroanalysis Vol 14 (4):241-261.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    11-04-2008
    Mesajlar
    44.011
    Blog Entries
    144
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Cevap: Biyosensörler ve Gıdalarda Kullanımı

    Eline sağlık Arkadaşım...

    ''Gençliğin Yetişmesine Hizmet,Bir İnsanlık ve VATAN Borcudur!!!''



Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Formumuzda 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

www.vB-Turko.com
Ermeni Terörü